Benim Yılbaşım…


Yılbaşının Cuma gecesine denk gelmesi nedeniyle yapmış olduğumuz 2,5 günlük tatilimiz
bitti. Geriye bahsi geçtiğinde yüzümüzde oluşacak bir tebessüm bıraktı
arkasında…

Önceki yazımda da belirttiğim gibi doğum günümün yılbaşı gecesi olmasından
ötürü hem yılbaşı gecesi hem akabindeki birkaç gün hareketli ve eğlenceli
geçiyor benim için. Bu yıl da kaide bozulmadı ve aynen öyle oldu.

Küçücük bir melekleri (Elvin-im)
olmasına rağmen gene üşenmeyip bize evinin kapıları açan sadece bununla
kalmayıp birde hindi ziyafeti hazırlayan Gülay-Eray
çifti, Hindinin finansörü Rasim amca,  karnın burnunda hali, birde 5 yaşındaki
minnoşları  Berkay (Aşkitom) ile yine boş durmayıp nefis bir barbunya ve çıtır
sigara börekleri yaparak geceye renk ve lezzet
katan Saadet- Turgay çifti
ile, her zamanki gibi  bana yaptığı özel
sürprizleriyle  beni benden alan İsmail (kocamgil) ile
çok sıcak, içten bir gece geçirdim. Hepsini tekrar tekrar öpüyorum.

Güzel güzel yemeklerimizi yiyip,  dans
ettikten sonra (ki ne dans)
doğum günü pastamın mumlarını üfledim, uzun bir dilek tutarak. Saat 12‘yi vurduğunda herkes
sarıldı sevdiklerine sıkı sıkı, herkes yeni yılda olmasını istediği dileklerini
geçirdi içinden belki de… Haaa tabi söylemeden geçemeyeceğim, bizim Elvin’i de öpmemiz lazım deyip de
odasına dalıp, uyurken öptüğümüz çocuğu uyandırmamız sebebiyle bizi camdan
aşağı atmayıp bir saat boyunca yeniden uyutmaya çalışan bu nedenle gecesi
burnundan gelen  Gülay yeni yılın en
sabırlı kişisi ünvanını daha ilk günden kimseye kaptırmadı.

Gelelim ertesi güne……

Kardeşliğin dünyadaki en güzel duygulardan biri olduğu sanırım herkes tarafından
kabul görmüş bir gerçektir. Ben bu konuda çok ama çok şanslıyım. Çünkü
çocukluğumdan beri yemeyip yediren, her türlü nazımı kaprisimi hoş gören, beni
azıcık üzen şeyin onları deliye çevirdiği, ihtiyaç duyduğum her an sahip
oldukları maddi manevi her şeyleriyle yanımda olan, kendimi küçük kız kardeş
değilde evin prensesi gibi hissettiren ablalarım
ve gerçekten abim olsa bu kadar olamaz dediğim eniştelerim var.

Çok küçük yaşta teyze olmam sebebiyle kendilerine çok faydam olamasa da,
şimdilerde geçmişi telafi etmeye çalıştığım canımın parçası yeğenlerim var.

Yılbaşı gecesinin geride bıraktığı yorgunluğu hiçe sayıp hemen ertesinde doğum
günümde yanımda olamadıkları için bize geldiler. Ne iyi ettiler…  İhtiyacımı benden önce düşünme alışkanlıkları
yine kendini göstermiş ve doğum günü hediyemi yine bu ince düşünceyle
seçmişler. Nasıl güzel, nasıl şık bir mont anlatamam…

E yılbaşını telafi edeceksek tombala olmadan olur mu, olmaaaazzzzz….  Tombalalar oynandı, çaylar içildi, tatlı ve
her zamanki gibi komik sohbetlerin arasında yine bana pasta kesildi… Pastayla
tatlanan ağızlardan daha da tatlı sohbetler dökülüverdi gecenin sonuna kadar.

İşte böyleeeeeee…. Yılbaşı yılbaşı dedik o da geçti. Ama ağzımızda tat,
içimizde neşe, gönlümüzde huzur ile…..

Umarım herkesin yılbaşısı benim kadar renkli ve güzel geçmiştir…

Eşime…………

Canım kocişkom sakın benim için yazdıkların bu kadar mı diye düşünüp
üzülmeyesin, seninle yaşadığım her şey, paylaştığım her an o kadar özel ve
güzel ki paylaşmaya kıyamıyorum…  Sadece
’iyi ki varsın, iyi ki sevmişim seni’’ diyorum….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: