İyileşiyor muyum yoksa başa mı sarıyorum….


Geçtiğimiz hafta başında bir sabah boğazımın sol tarafında küçük bir cevizle uyandım. Uyku sersemi önce bir şey anlamadım ama öğlene doğru su bile yutamaz hale geldim. Sudan da geçtim bir ara yutkunamadım bile. Resmen diş apsesi gibi zonklamaya başladı. Kafamı kaldıramaz gözümü açamaz hale getirdi beni. Evde de yalnızım ne yapacağımı şaşırdım.

Saat 16:00 civarı artık dayanılmaz boyuta ulaştığında son gücümle arabaya atlayıp eczane gitmek için yola çıktım. Ama o arabayı ben mi kullanıyorum bir başkası mı anlamadım resmen rüyamda gittim eczaneye. Eczacı önce bir antibiyotik önerdi ama ben reçetesiz ilaç alımına karşı olduğum için istemedim, hal böyle olunca bana bir antibiyotikli pastil verdi ve 3-4 saatte bir almamı önerdi. Pastili alıp yine gözleri yarı açık vaziyette eve geldim. Külçe gibi yığıldım koltuğa… Yolda bir tane atmıştım ağzıma sanırım o etki etti ve yaklaşık yarım saat sonra çok azda olsa bir rahatlama oldu, en azından zonklama biraz geçti. Birkaç saat sonra bir sebepten yere eğildim, eğilmemle birlikte ağzımın içine tarif edemeyeceğim akıllara zarar iğrençlikte bir sıvı doldu.

Evet tahmin ettiğiniz gibi ceviz kadar olmuş sol bademciğim ansızın patladı. Önce kısa bir şok yaşadım ancak daha sonra hemen sıvıyı ağzımdan tahliye ettim. Ama o an gözümde bir kamera olsaydı da size gösterebilseydim keşke. Evdeki düşük voltlarda olan tüm aydınlatmalar resmen birden 100w oldu gözümde, şööööyleeee bir aydınlanma geldi bana.. Ağrım neredeyse yok denecek kadar azaldı ama hafif hafif, geri geri bir akıntı olduğunu da hissediyordum. Bu enfeksiyonun diğer organlarıma da zarar vermesinden korktuğumdan hemen sabaha randevu aldım doktordan.

Vay! Arkadaş sanki bütün memleket hasta, hastanenin koridoru ağzı, burnu, gözü akan, suratları bembeyaz olmuş, yürümeye takati kalmamış insanlarda doluydu, görseniz resmen tribün olmuş KKB doktorunun kapısının önü. Yalnız gözümden kaçmayan bir şeye de değinmeden geçemeyeceğim; çocuk doktorunun hemen az ilerdeki odada hasta kabul etmesinden dolayı ortamda bir sürü de bebek vardı. Tam canım yurduma yakışır manzara, sağlıklı, kontrol için gelmiş bebeklerle, ağzı burnu akan enfeksiyon fıskiyesi bizler aynı koridorda bekleşiyoruz ne hoş değil mi. Ne zaman gitsem sırf bu yüzden kan beynime sıçrıyor ama neyse bunu bir başka gün uzun uzun yazacağım aklımda zaten.

Sıra bana gelip doktorun yanına girdiğimde olanları ona da anlattım kısaca özetlemek gerekirse oda bunun olabilen birey olduğu fakat acilen antibiyotik tedavisine başlamamız gerektiğini söyledi. Reçetemi alıp çıktım; doooğğruu eczaneye, hemen ilacımı aldım ve başladım.

Bir haftadır resmen kendimi tecrit etmiş vaziyetteyim. Arkadaşlarımın evlerinde bebekleri var o yüzden kimseciklere gidemiyorum. Annelerden bebeklere geçer korkusuyla misafirde kabul edemiyorum. Elvinimi çok özledim, gözümde burnumda her bir yerimde tütüyor zilli. Bir iyileşeyim bak acısını nasıl çıkaracağım.

Doğruyu söylemek gerekirse son 2 gündür ağrım neredeyse hiç yok gibi sadece biraz çabuk yorulma yaşıyorum, bir şey yapmaya niyetlensem enerjim hemen tükeniveriyor. Ama geçtiğimiz günleri düşünce iyi gibi(yd)im. Yani ağrım yok ama bu seferde bu sabah itibariyle yoğun bir hapşırma ve burun akıntısıyla uyandım.

Tam iyileştim derken umarım başa sarmıyorumdur. Vallahi korkuyorum…

Kıştan nefret ediyorum, kış gitsin bir daha da gelmesin istiyorum. Tamam ara sıra yağmur da yağsın susuz da kalmayalım hani ama ama ama kış olmasın.. ühühühühühühü

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: