Bu uzun aranın nedeni….


Uzun süredir bloğuma bir kelime bile girmediğim farkındayım… Ayrı geçen bu günlerin ardından artık yeniden buradayım.

Çok zor ve üzüntülü günler yaşadım yakından beni tanıyanlar biliyor ancak yeni okuyacaklar için yazıyorum. BABAMI MAALESEF KAYBETTİM. Onca rahatsızlıklara direnen babam bir mart sabahı aniden ayrıldı aramızdan. Ailemiz için büyük bir şok oldu bu durum. Ayrıntılara girip hem  kendimi hem de sizleri daha fazla üzmek istemiyorum ama bu ayrılığın asıl sebebi buydu.

O zor günümde, o caminin bahçesinde bir tabutun içinde yatanın babam olduğuna inanamazken , içime içime akan göz yaşlarım yüreğimde bir ton beton ağırlığı yaratmışken ve hatta kanım çekilmiş,  dizlerim beni taşıyamazken koluma girip sıcacık elleriyle omuzuma dokunan öyle insanlar vardı ve öyle de insanlar yoktu ki… Ne diyeceğimi bilemiyorum…  Aslında biliyorum da bilmek bile istemiyorum…

Babamın gidişi beraberinde bir sürü olumsuz sonuçlar da getirdi hayatıma. Kolayca halledilebilecek bir sürü prosedür gereksiz alınganlıklar, anlamlandıramadığım ince hesaplar, öfke patlamaları yüzünden maalesef uzadı da uzadı. Gerçekten çok yoruldum ve hatta belki de usandım insanlarla uğraşmaktan… Yeni yıla girmeden az önce paylaştığım yazıda da bulunduğu üzere yine ‘’Bunaldım kendi boğuşmasını başkalarında çözmeye çalışan insanlardan…’’ İyi niyetin, zaman zaman sessiz kalabilmenin bazen insanlarda ‘’Salak bu’’  intibası bırakabildiğini de öğrenmiş oldum.  Hoş bence asıl böyle düşünenler  salak ama varsın kendi hallerinde anlık mutluluklar yaşasınlar nasılsa iç huzursuzlukları onlara zaten rahat vermiyor vermeyecek de….

Cenaze ile ilgili o uzun ve çileli prosedürlerin yanı sıra yeni ve yalnız hayatına adapte olma çabası içindeki anneme de destek olmak uğraşısı çok vaktimizi aldı ama sanırım şuan her şey olması gerektiği gibi yolunda….

Son olarak bu herkesin önüne geçilemeyecek bir şekilde bir gün yaşayacak olduğu acılı günlerimi varlıkları ile bir nebze de olsa hafifleten tüm dostlarıma sonsuz teşekkürlerimi bir kez daha buradan iletiyorum. Allah sıralı ölümler versin ve herkesin sevdiklerini kendilerine, kendilerini de sevdiklerine bağışlasın…. Sevdiklerimizle aramıza serviler girmesin bir daha….

Haaaaaaaaa unutmadan;

Yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanılır, zaman insanları değil armutları olgunlaştırır…

Delikızın Güncesi yeni yazılarıyla yayın hayatına devam edecek takipte kalın….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: