Ramazan ve Oruç


Ramazan geldi hoş geldi… Umarım Ramazan ayı hayatında önem teşkil eden herkes için hayırlar ve güzellikler getir beraberinde… Öncelikle bazı şeylere değinmek istiyorum… Yoksa çatlıyacağım…

Din ve ibadetler bana göre insanın en özel duygularından biridir, altını kırmızı kalemle çiziyorum kişiye özeldir. Herkesin inancı ve neyi yapıp yapmadığı kendini ilgilendir. Kim ne yapıyorsa kendi nefsi içindir, ne yapmıyorsa yine kendi nefsi içindir. Kimse kimsenin günah yükünü yüklenmez bu Müslüman aleminin kutsal kitabı Kuran-ı Kerim’de de açıkça beyan edilir. Açık ayetler de vardır. Ne der bir ayette sizin dininiz size benimki bandır. Dinde zorlama yoktur.  Ama gel gör ki maalesef bakıyorum herkes kendinden çok başkasıyla ilgileniyor bu ayda… Ya açıkça sözle taciz ediyor neden oruç tutmuyorsun ya da bakışlarıyla taciz ediyor, hatta işi abartıp bazı şehirlerde oruç tutmayanları dövenler bile oluyor her yıl. Eeeee nerde kaldı İslam’ın hoşgörüsü…. Bizler zorbalar mıyız?  Hani yaratılanı seviyorduk yaratandan ötürü?… Hani aynı sudan içmiştik biz,aynı yoldan geçmiştik biz, yazımız bir kışımız bir, bir Allah’ın kuluyduk biz :-)  Ayrıca tutmayana ben tutuyorum, sen neden tutmuyorsun demek kendi orucuyla kibirlenmek değil midir?

Ben tabiki herkesin, bir Müslüman olarak, oruç tutmasını arzu ederim kalbimde ama tutmayanı da kınamıyorum, ben nefsimi terbiye etmek için oruç tutuyorsam yanımda içilen sigaradan, yenilen yemekten bana ne ki… Bu tür hareketler dininin vecibelerini nefsi ve gücü elverdiğince yerine getirmeye çalışan, dinini sadece ibadetlerine değil beşeri hayatına da yansıtmaya çalışan bendenize gerçekten üzüntü veriyor.  Lütfen herkes kendinle ilgilensin ve birbirinin inancına ve şahsına saygı göstersin. Kimin kimden üstün olduğunu sadece ve sadece Alim olan Allah bilir.. Bunlar en az oruç tutmak kadar önemli bir şey bence…

Ramazanın gelmesiyle de benim hayatımdaki sosyalleşme, yakın aile mensuplarına verilen yada yakın arkadaşlarla gidilen iftarlar haricinde neredeyse sıfırlanıyor.. Bilenler bilir yaklaşık 4-5 senedir nur topu gibi reflü hastalığım var normal şartlarda oruç tutmamam lazım ama içim elvermediğinden dolayı tutuyorum yine de…  Allah veriyor kolaylığını… Yemin ederim ne yemek arıyorum ne su ne de o kahrolası sigarayı…

Gel gör ki bunu başarabilmem için ilk reflü atağının denk geldiği saat 10-12 arasını uyuyarak geçirmem gerekiyor. O nedenle sahur saatine kadar da uyumuyorum… Tam bir vampire dönüşüyorum ben Ramazanda, hayat tersine işliyor diyebilirim… Ne yapacaksam hastalığım nedeniyle iftar sonrasına erteliyorum…  Saat 12-13 arası kalkıyorum gücüm el verdiğince evle ilgileniyor, saat 15 gibi alışverişe gidiyor ve saat 16:30 itibariyle iftar yemeğini hazırlamaya başlıyorum.  Zaten yemekti, masa hazırlamasıydı derken iftar saati geliveriyor.

Diyete ramazanda ara verdim zaten ideal kiloma da geldim bu ayda amacım İsot’a ve bana kilo aldırmadan bu ayı kapatmaktı sanırım başarılı oluyoruz ve hatta kilo bile verebiliyoruz… Bir de iftar sonrası İsot’u yürüyüşe ikna etme mücadelesinden galip gelebilsem daha da iyi olacak ama ne yapsın o da çok yoğun çalışıyor bir de üstüne oruç binince iyice pili bitiyor. Artık ramazandan sonra tekrar spora dönüp bu bir ayı telafi ederim ben kısmetse…

Tek üzüntü duyduğum nokta sevdiklerime çok zaman ayıramıyorum, arayamıyorum, görüşemiyorum ama ne de olsa sayılı gün Allah’ın izniyle bitirdik mi yine sahalara döneceğim J O nedenle bana gücenmeyin çok sevgili dostlarım… Hepinizi öpüyorum güzel yanaklarınızdan…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: